Hamileliğimin 5. haftası

Kocam sağolsun 5. haftada fark ettik hamile olduğumu! Daha doğrusu o fark etti, ben nooo dedim başka bir şey demedim!

Birkaç gün üst üste evde koku terörü vardı. Bu ev ne biçim kokuyor, ne pişirdin sen bu evde diye eve daldım. Yolda gelirken evi arayıp adama canım cicim yaparken, eve gelip kokuları alınca düşman kesildim. Ve bir gece 12’de bütün evi, tezgahları, lavaboyu deterjanlarla yıkadım. Fakat hiç aklımdan geçmedi hamile olabileceğim.

Korunmayı bıraktığımız ilk iki ay zibilyon tane negatif test sonucu görünce, paramızı da umudumuzu da boşa harcamamaya karar vermiştim =)

Neyse, bu koku olaylarının üzerinden fazla geçmedi, tam da kendi keyfimiz için taşınmaya karar verip (evimiz 1+1, 2 köpeğimiz var, biri engelli…) sevdiğimiz bir ev bulmuşken bir arkadaşımıza uğradık. Ben o akşam orada bir an nefes alamadım. Vücudum bana göre o kadar kötü kokuyordu ki, misafirliğe gittiğimden utandım, sürekli, ‘kusura bakmayın galibe ben kokuyorum’ dedim ve  koşarak eve geldik.

Gelirken yolda kocam yavaş yavaş bana, ‘Gel bi gebelik testi alalım, bence sen hamilesin,’ dedi. Ben tabii hırladım hemen, ”Yok ya nerden hamile olucam! 3 aydır korunmuyoruz tık yok şimdi durduk yere hamile miyim ben hahaa hiç umutlanma sen bence, yazın çıkmayı planladığımız Singapur, Tayland tatilini düşün hehehytt,” dedim. Ben rap yapadurayım –bir yandan da kendimi frenlemeye çalıştım, sevinme, ihtimal verme, olursa o zaman sevinirsin diye kendimi avuttum durdum- aldık testi geldik eve. 

Neredeyse ben daha çişimi yapmadan pozitif gösterdi test =) Tabii aylardır beklediğimiz haber geldi diye öyle hemen göbek atamadık. Önce olabildiğince sakin bir sesle ‘Çağdaş, bakar mısın bi?’ diye kocamı çağırdım tuvalete. Geldi. Sonucu gördü. Daha donunu toplamadan tuvalette oturakalmış ağlayan beni gördü. O an şunu diyip durdum: ‘Çağda, napıcaz şimdi? Biz napıcaz? Allaaah napıcaz? Ayyy napıcaz???’

Sanırım bi 10 dakika öyle geçti. Sonra çığlık çığlığa salona seslendim. ‘Halaaaaa ben galiba hamileyimmmm!’

O gün bizde misafir kalıyordu halam, ne güzel sevincimizi paylaştık, hopladık, ağladık! Tabii bi 20 dakika sonra beynim hemen oyunlar oynamaya başladı. ‘Ya gerçek değilse? Ya dış gebelikse? Ya çoktan düştüyse de hormonu kaldıysa…’ Böyle böyle seri bir şekilde kafayı yerken suratım asıldı, o arada kadın doğumcu halamı aradık, durumu anlattık, doktora gidivereyim, baksın bi dedim, ‘Gitme bence daha kese bile göremeyebilir, sakin ol, boşuna canın sıkılır’ dese de, yarım saat içinde annem, Çağdaş ve ben hastaneye doğru arabadaydık.

Central Hospital bin yıldır gidip güvendiğim bir hastane, gittik hemen nöbetçi kadın doğumcuyu bulduk. Hay bulmaz olaydık! Adamın suratı beton gibi! Mıy mıy baktı suratımıza, aldı ultrasona. Alttan bakın isterseniz dedim, hani sorun değil mesajı verdim. Yine de üstten bakıp, ‘Burda bir kese var, ama bu kese boş olabilir, yani bebeğiniz olmayabilir, çok şeyyapmayın, birkaç hafta sonra belli olur…’

Ulen adam! Öyle mi denir? Alırsın karşına, ultrasondan sonra masana oturursun, yüzünde bir gülümseme ile anlatırsın ihtimalleri. Biz daha keseyi görüp sevinemeden bebek yok ki zaten noktasına geldik sağolsun… Ve sonraki iki haftam acayip saçma geçti…

—–

Ultrason günü: 04.03.2016

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s