Bebeğine tek başına bakan annelere tavsiyeler

 

Merhaba canlar,
Çoğumuz gibi, ben de bebeğime tek başıma bakıyorum. Ela doğduğunda, ilk 3 ay bana babaannem eşlik etti. Bir çorba yapan, gündüzleri Ela’yı uyutmama yardım eden, arabada giderken arka koltukta yanında durup teselli veren bir babaanne vardı yanımızda. Onun gitmesine yakın ben kendi pratiklerimi çoktan oturtmuştum. Sonrasında da kendi düzenimi kurmam çok daha keyifli ve kolay oldu.
Birazdan göreceğiniz tavsiyeler kimi anne için yardımcı olacak kimi anne ise okuyunca, ”amaan Zennuş bunu bilmeyen mi var yaa” diyecek. Olsun. Ben istedim ki, anne olan, olmaya hazırlanan insanlara ‘kendi hayatımdan’ birkaç tavsiye vereyim. Umarım faydasını görürsünüz.

 

wecandoitititi.jpg
1) Evdeki bakıcınız, kullanışlı eşyalar: Bence abidik gubidik dekora, süse püse para harcamaktansa bir işlevi olan eşyalara para harcayın. Bebeğinize tek bakacaksanız işinizi kolaylaştıracak ürünler var ve hepsin alt alta koyunca biraz para ihtiyacı doğuyor. Ben çoğunu ikinci el aldım, arkadaşlardan ödünç aldım ya da hediye olarak istedim:
*Tiny Love ana kucağı. Yatak da oluyor oturur pozisyonu da var. Ben bunu hep yatak halinde kullandım, ikinci el almıştım. Hem küçücük bebeyken gündüz uykularını bunda uyurdu. Hem de üzerindeki oyuncakları ile oyalanmaya başlamıştı eli kolu hareketlenince. Neredeyse 6 ay olacak, hala çok seviyor. Yemek yiyeceksek, yemek yapacaksam, çamaşır katlayacaksam içine koyuyorum, o oynarken 15-20 dakika zamanım oluyor hatta bazen daha fazla.
*Fisher Price ana kucağı. Bu ana kucağı yatak OLMUYOR. Hafif kaykılmış bir koltuk gibi düşünebilirsiniz. Bu, Tiny Love’dan sıkıldığında ikinci şansım =) Hem daha az yer kaplıyor hem de uykusu yokken yatmak istemeyen bebeğe iyi geliyor. Dar yerlere koymak, duşa girmek, çamaşır makinesini doldurmak, ya da evi geze geze temizlik yapmak için birebir. Sıkıldığında kucağa alıp oyalıyorum, emziriyorum sonra tekrar koyuyorum. Ben nereye o oraya.
*Oyuncaklı oyun halısı. Bu, ellerimde kollarımda, bacaklarımda derman kalmayınca kullandığım bir şey. Akşama doğru haşatım çıkınca açıyorum halıyı, uzanıyorum yanına. Şarkılar söyleyip güldürüp oynatıyorum. Hem o oyalanıyor ve öğreniyor hem de ben sırtımı dinlendiriyorum.

 

*Işıksız, oyuncaklı, sesli dönence. (Işıksız, çünkü beyni yanmasın ritmik ışık oyunları bebeklerin nöbet geçirme ihtimalini tetikleyebiliyormuş. Riske gerek yok.) Bunu gündüz Ela’nın bulunduğu odada işim varsa kullanıyorum. Oyuncağın şarkıları 30 dk sürüyor. Bu da bana yetiyor. Karnı tok, sırtı pek ise orada durur 30 dk. Ben de odayı toplayıp çamaşırları katlarım.
*Sterilizatör. Bir şeyleri kaynatmakla uğraşmak yerine işi kolaylaştıran basit ama kıymetli makina. Bebeğiniz biberonla besleniyorsa tavsiye ederim. Yok değilse bile küçük bir tane alabilirsiniz lazım gibi geliyorsa.
Bütün bunları tutumluanne.com, sahibinden.com, kidimami.com gibi sitelerden alabilirsiniz. Bebeğiniz alışamazsa siz de satabilirsiniz. Hiç olmazsa milyarlar vermedim dersiniz.
Not: Bu ürünler bebek bakıcısı değildir, asla bebeğinizi yalnız başına bırakıp başka odalara, tuvalete vs. gitmeyin. Her zaman kemerlerini takılı tutun, gereksi battaniye, örtü, oyuncak, boncuk vs. koymayın. Allah korusun ama önce bebeğinizi siz koruyun.
2) Evi kendinize göre ayarlayın. Çoğumuz çiçek gibi bir ev, Instagram’daki gibi salonlar isteriz ama bebekle baş başa kalınca işler öyle olmuyor. Canınızı sıkmayın, evi kendinize uydurun.
*Her odaya bebek bakım kutusu: Bebeğin bezi nerede, alt açma örtüsü nerde, ay ıslak mendil yan odada derdine son. Hele de bebek kakalı poposuyla size bakarken ya da ağlarken ıslak mendil aramaya gitmek pek mantılı olmuyor. En iyisi bunlardan bolca alıp her odaya koymak.
*Depoculuk: Sürekli havlu değiştir, tuvalet kağıdı bitsin, su bitsin… Bunları organize etmekten bıkınca, damacana sayısını ikiye çıkardım, tuvalette bol bol tuvalet kağıdı ve havlu hazırda bulundurmaya başladım. Ela’nın sık kullanıp kirlettiği şeylerden sayıca fazla almaya başladım vs. Bu bana baya zaman kazandırıyor. Hem de sürekli biten şeylerin takibini yapmakla helak olmuyorum.

* Mutfak: Benim için oyunu değiştiren hamle, dondurulmuş sebzeler ve dondurulmuş DOĞRANMIŞ SOĞAN oldu. Bir de düdüklü. Böylece her şeyi çiğden, 5 dk içinde koyup yemeği başlatabiliyorum. Çiğden koymayı sevmediğim yemeklerde bu süre 10 dk oluyor. Sıfırdan soğan doğramak, yemek malzemesini hazırlamak bana işkence gibi geliyor. Bebek uyurken hazırlığını yapıp koyabilirsem koyuyorum. Olmazsa, uyanıkken bir ara yapıyorum.

*Çamaşırları öncelik sırasına koydum: Eskiden her hafta yıkar geçerdim neyi nasıl yaptığıma kafa yormuyordum. Şimdi, 1)Ela’nın her zaman yeterince eşyası temiz mi?, 2) Emzirme atletlerim temiz mi? 3) Çağdaş’ın gömlekleri temiz mi? bunlardan sonra diğer her şey geliyor. Artık asla aklıma estiği gibi çamaşır yıkamamaya çalışıyorum. Bizim evin çamaşırı ayrı eve çıksa yeridir, belki ondan bu kadar önemli geliyor bana…
*Dolabımı düzenledim: Artık sadece her gün giydiklerim elimin altında. Taytlar, kotlar, emzirme atletleri, pijamalar… Diğerlerinden giyeceksem, bir yere gideceksem Ela uyurken kıyafet ayarlıyorum. Yoksa hep aynı raftan giyinip duruyorum. Bütün ihtiyaçlarını göz hizasına koydum gitti.
 
3) Zaman yönetimi üzerine kafa yorun ❤ Benim hiç beceremediğim şeydi evde zaman yönetimi. İş gibi değil ya hani, arkandan koşan yok… Bebek her şeyi değiştirdi. Ben de dersimi çalıştım ve 30 dk ve 1 saatlerle işler yapan birine dönüştüm. Bebek uyurken, yarım saatlik işler yapıyorum. böylece 1 saat sonra da uyansa, 2 saat sonra da uyansa ‘Ah ya, işim yarım kaldı,’ hissine kapılmıyorum. 30’ar dakikalık bölümler halinde iş yapmak çok da verimli oluyor. ‘Dur birazdan mutfağa giderken yol üstünde makineye çamaşır atarım,’ bana uymadı. O yüzden her 30 dk’ya bir ya da benzer iki iş koyup halledip kapatıyorum konuyu.
 
4)Enerjinizi yükseltmeyi öğrenin:  İlk aylar ne yedim ne içtim, sadece annelik vardı, iyice gücüm düşmüştü. Şimdi, önce zorlayarak sonradan severek vitamin ve desteklerimi düzenli içmeye başladım. Evde hiç bir şey yoksa muz, süt, yumurta vs. bulundurup Ela uyuduğunda işe koyulmadan önce 10 dk zaman verip bunlardan yemeye başladım ve etkisini gördüm. Kuruyemiş de güzel oluyor. Ayrıca, Evin içinde hızlı hızlı hareket etmek de enerji getiriyor bana. Halim yoksa, ev içinde yürümeye başlıyorum ve birkaç dakika sonra gücüm yerine gelmiş gibi oluyor. Siz de kendinize yarayan bir yöntem bulup motive olabilirsiniz.
5) En az 1 gündüz uykusu: İlk 3 ay bebek gibi Ela uyudukça sürekli uyuyordum. Uyuyamazsam ağlıyordum. Sonradan gözüm açıldı ama hala mümkünse her gün, değilse birkaç günde bir, 1 gündüz uykusunda Ela yattığı an ben de yatıyorum. Kafamda kalkınca yapacağım şeyleri önceden ayarladığım için rahat oluyorum. Bazı günler üst üste çok aktif geçince acısı çıkıyor, hemmen uyuyorum ertesi gün =)
 
6) Dışarı çıkın: Bebeklere açık hava çok iyi geliyor. İster bebek arabası sevin ister kangurucu olun, dışarı çıkın. Ha bana kalsa kangurucu olmak, bebek giymek en güzeli ama bebek arabası da rahat, bebeğiniz duruyorsa tadını çıkarın. Ve bebekle dışarıda gezerken kafanızı boşaltmaya, yürüyüş yapmaya bakın. Sadece markete, bakkala gidip ev derdine düşmeyin. Bebeniz uyuyorsa bir parka gidip o açık havada uyurken siz kitap okuyun vs… Seçenekler artabilir ama lütfen dışarı çıkın. Bebek ufakken buna alışmazsanız sonra daha zor oluyor diyor herkes.
7) Eşinizden ne isteyebileceğinizi bilin: Akşamları işten gelsin diye dört gözle beklediğiniz bir eşiniz varsa nolur zamanın kıymetini bilin. Hoşbeş ederken, ben yorgunum sen de bir işin ucundan tutmazsın ki derken saatler geçebiliyor. Onun yerine, kafanızda eşinizden isteyeceğiniz işleri toparlayın, whatsapptan yazın, ya da gelmeden telefonda konuşun. Eşiniz de bilir hem kendisinden ne beklediğinizi. Böylece ‘Eve giriyorum, daha merhaba demeden iş istiyor benden’ hissine kapılmaz hem. Eğer siz de derdinizi ve yorgunluğunuzu anlatır, 20-30’ar dakikalık küçük görevler isterseniz karşınızdakinin de beyni yanmaz rahatça yapabilir. Çünkü onlar bizim kadar evin ihtiyaçlarına hakim olamadıklarından ne yapılması gerektiğini göremeyebiliyorlar. Bir de, biz bütün gün evde yapa yapa pratikleşmişken onların benzer işleri aynı sürede yapması mümkün olmadığından iş gözlerinde büyüyüp strese girebiliyorlar. Ha bir de, ‘Şunu yapar mısın?’ demek yerine, ‘Canım şu ve şunun yapılması gerekiyor, hangisini sen yapmak istersin?’ deyin. Şaka gibi ama çok etkiliymiş deneyenler memnun =)
8) Bebeğinizin atak haftalarını takip edin. Bu size akıl sağlığı olarak geri dönecek. ‘Bebeğim iyiydi, resmen huy değiştirdi, çıldırıciiim’ demek yerine, ‘Aa haftaya atak haftası olacakmış. Ben bu haftadan kafayı rahatlatayım, haftaya delirmelik olacak demek ki’ diyebilmek. Ya da eşiniz gelip ‘nesi var çocuğun, hasta mı acaba?’ dediğinde, ‘sakin ol Johnny, atak haftasındayız’ diyebilmek PAHA BİÇİLEMEZ. Atak haftası takibi için şu yazıyı okur musunuz?
 
9) Sosyalleşin. Bebeğinize tek başınıza bakıyorsanız en büyük ihtiyacınız AKRAN İLETİŞİMİ =) Yetişkin insanlarla görüşüp mümkünse bebek dışında şeylerden bahsetmek için fırsat yaratın. Bebenizle dışarı çıkıp parklarda gezmeye alıştıktan sonra, kendisini loş restoranlara, sakin cafelere de götürecek güveniniz olacaktır. Veee bu da hayattaki her şey gibi pratik istiyor. İlk çıkışta ‘ağlarsa napıcam, alt değiştirme sokakta nasıl olacak, ay emzirme, oy biberon…’ derken zaman içinde ustalaşacaksınız. İyisi mi siz pratik yapmaya erken başlayın. Ağlarsa eş dost hep beraber oyalarsınız. En olmadı eve dönersiniz. Siz hele bi çıkın da…
10) Bazen de, bırakalım evi b*k götürsün, bırakalım kimse bizi ellemesin: Çünkü bazen bebeği ana kucağına koyarız, durmaz. 2 gündür duş almamışızdır, yedekte temiz kıyafet kalmaz, bebek o gün biraz keyifsiz olur hasta mı acaba der kafaya takarız, hiçbir şey olmasa canımız istemez… Ve ev ve evdeki bütün işler illallah ettirir. Bebe memeden inmez, insede bizde yaşam enerjisi kalmaz =) Olabilir bunlar, insanız, ev de bizim evimiz. Bırakalım b*k götürsün. Hiçbişicik olmaz. Birkaç güne düzelir, en kötü hafta sonu geldiğinde eşimizle beraber bir girişiriz, bişeycik kalmaz.
SON SÖZ
Bütüün bunların yanında, tepesinde, en en kıymetli yardımcım olan şey ise ”Babywearing” yani bebeğimi giyme. İlk 3 ay esnek slingle, sonradan da ergonomik, gerçekten sağlıklı olan kangurularda taşıyorum yavrumu. Hem iş yaparken evde hem de günlük işerimi hallederken dışarıda en en en büyük yardımcım. Bunu son söz olarak söyleyip kafalara kazımak istedim. Babywearing için yazı yazmıştım, buradan okuyabilirsiniz.
Orhun Kitabeleri’ne rakip olacak uzunluktaki bu yazımı okuyup bitirenlere kahve ısmarlayacağım söz =)
Reklamlar

3 Comments Kendi yorumunu ekle

  1. Asli Öge dedi ki:

    Harika bir yazi! Emeginize saglik. İse yarayacak şeyler de buldum tesekkurler!

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s