Benim ebeveynliğim de böyle

Bugünlerde gündemim dolu. Ela’nın kreşe alışması, memesiz uykuya geçiş hayli büyük bir yer kaplıyor hayatımızda. E ben ulu orta hayatımı paylaşmışken çok doğal olarak bir sürü soru geliyor. Hem kreşe hem memede uykuya dair. Çok da yerinde bence bu sorular, asla alınmadım ya da bana yorucu gelmedi. Çok kişiyle mesajlaştım, anlattım kendimi. Sonra dedim ki Ezgi ya bu önemli bi dönem. Neden yazmıyorsun? Neden kendine bi anlatmıyorsun bu kararları nasıl aladığını? 

İşte kendim için kendi ebeveynliğimi, bu kararları nasıl ve neden aldığımı yazdım, merakınız varsa okumaya beklerim.

Ela doğduğundan beri koynumdaydı. Slingde, kanguruda ya da kollarımda. Doya doya alıştık birbirimize. Bir an olsun ‘aman kucağa alışır’ diyenlerden olmadım, Çağdaş da öyle. Öpe koklaya büyüttük. Güvenle bağlandıkça daha kolay bağımsızlaşacağını biliyorduk ve öyle de oldu. Zamanla Ela kendi başına rahatça oyun oynayan, bizim ‘tuvalete bile gidemiyorum’ derdin minimumda çektiğimiz bir bebeğe dönüştü.

Destek ol, yol göster, rahat bırak, cesaret ver, bizim adımlarımız oldu. Yemek konusunu da bu yüzden çok önemsedim. Açlığını tokluğunu bilsin, acıkınca ne yapması gerektiğini öğrensin diye adım adım BLW yaptık, moda olduğu için değil. Öyle yere döksün, ay ne şirin eline verdim yedi gibi değil de, yaşam boyu kullanacağı bir yeteneği güzel kazanması, yemekle doğru düzgün bir bağ kurması için. (Ben yıllarca yemek yemedim, tepkisel, moral vs sebeplerde yeme bozukluğum oldu, o yüzden çok önemsedim bunu.) Kaşıkla beslediğim dönem de oldu hatırlayanlar vardı Ela çok tıkanıyordu. O dönemde de olabildiğince sakin, doyduğunda hiç hadi bir kaşık daha demeyerek besledim. Eğer bu kadar kaynak ve video olmasaydı BLW hakkında belki sıfırdan akıl edemezdim ama yaklaşımım aynı olurdu.

Ela evde yavaş yavaş kendi başına oynamaya başladığında ‘ay kuzummm bırakamam’ demedim, görebileceğim mesafede mutfağa geçtim, park yatağında ya da yerde oyuncağıyla yalnız başına oynamasını izledim hem de işlerimi yaptım. İçim her anne gibi hatta belki daha da fazla evhamla doluyken -kaygı bozukluğu tedavisi görmüş bir insanım bugüne bugün =)- olabildiğince sakin bir anne olmayı başardım. Evi güvenli hale getirdim, kafamı rahatlattım ve Ela’nın büyümesini izledim. Her sıkılıp viklediğinde de ikiletmeden gittim, sarıldım, kucakladım. Ela da böylece alıştı hem benimle hem de benden ayrı vakit geçirmeye.

Zamanla dışarıdaki etkinlikler, aile buluşmaları arttı, Ela sosyalleşti. Ve sonunda iş kreşe geldi. Burada bir noktada kreşe başlayacaktı ama biraz hızlı oldu bizim geçiş. Zihnimde daha kreşimiz bile yok derken arkadaşım sayesinde hızlıca kreş bulundu ve alıştırma günleri başladı. Bu süreçte ağladım, kaygıdan gerildim, buz gibi oldum… Her gün 1 saat bırakırken, bugün hiç kaygısız bıraktım Ela’yı ve 3-3,5 saat kalıyor artık. Neredeen nereye. İşte böyle böyle kendimi törpülemeyi, çocuğuma da kendime de alan açmayı öğreniyorum, öğrenmek için ayık durmaya çalışıyorum.

Kreşte mutlu, oyunlarla yemekle geçen güzel bir zamanı var. Ayrıca yine yazarım ama aklınız kalmasın diye söyleyeyim dedim.

Bir büyük adım daha: Memede uyku-yu kesme kararı. 

Doğup da 19 gün asla memeyi almayan, emmeyen bir bebeğe göre şahane bir performansla emiyor. 15 aydır küçük bir tay yavrusu gibi mememde Ela. Çok da keyif alıyorum bundan. Daha da emsin, memeden kesmiyorum. Ciddi bir sorun olmadıkça ya da fikrim değişmezse kesmeyi de düşünmüyorum şimdilik, bence kendisi yavaş yavaş bırakacak zamanla. AMA memede uyku benim içime fenalıklar getiren, beni emzirmeden soğutan bir konu oldu. Bilenler bilir, aylar önce Hamburg’a taşınma işi devreye girince yorgunluktan memede uyuttum. SADECE 4 günde alıştı, ne yöntem biliyordum ne gücüm vardı ve öyle böyle derken geldik 15 aya.

Artık Ela büyüdü, daha da büyüyecek. Uyku eğitimi vermiyoruz, vermeyeceğiz. İstiyorum ki bu sıcak, huzurlu evinde kendini rahatça uykuya bıraksın, memeye bağımlı bir uyku olmasın artık. Bağımsızlaşması en hoşuma giden şey. Tabii ki yanındayız ama bebeklikten çıkıp küçük bir çocuk gibi kendi yolunu bulması da hoşuma gidiyor.

Memede uykuyu ve gece beslemesini bırakmamız üç gün sürdü. Bu çok yoğun ve detaylı bir 3 gündü o yüzden ayrı bir yazıda hatta videoda toplayacağım.

Bu kararı alırken de uygularken de yine faydalandığım şey benim ve eşimin ebeveynliği idi. Aylardır güvenle, sevgiyle sarıldığımız bebeğimizi bir küçük çocuk olma yolunda hazırlamak da bize ama en çok da bana düştü.

Anne olarak kendimi ne kadar beceriksiz hissettiğim gün varsa bu adım hepsini solladı diyebilirim. Kendimi becerikli, çocuğu ve kendisi için bir taşın altına elini koyabilen ve kararlılıkla mesajını ileten güçlü biri gibi hissediyorum. Egom çok tatmin oldu, anneliğimden memnunum ve Ela’nın bu mutlu, uyuyan halleri, yatmadan kıkırdayıp keyif yapmamız ve sonra küçücük elleriyle bana dokunup uyuyakalması  gerçekten gururumu okşuyor. Aferin Ezgi diyorum, bir devri kapattın.

Bundan sonraki aylar, yıllar bir sürü böyle adımla dolu. Ben de bu 15 ayda kendimi soktuğum annelik halinden feyz alarak ve yeni yeni adımlar ekleyerek o yolu almayı hedefliyorum. Tek istediğim Ela’nın bize çok güvenmesi ve bizim her zaman burada olduğumuzu bilmesi. Sanki böyle olursa gönül rahatlığıyla da hayatı keşfe çıkması. Böyle yazınca sanki havalı bir kitap yazıyorumuşum gibi oldu ama gerçekten öyle. Dönsün dolaşsın, bize sığınacaksa buradayız, koşup coşacaksa arkasındayız. ❤

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s