Depresyon mu bu? Yoksa kolay geçecek bir bunalım mı? 

Emzirmek değil belki tek sebebi ama şu sıralar depresyonun içine doğru çekiliyorum… Burada her konuda ahkam kesip kendi gerçeğimi sussam yalan söylemiş olurdum. Üzgünüm. Yorgunum. Depresifim. Ve ne yapacağımı kestiremiyorum… Instagram’a sığmaz diye, sitede dursun yeri belli olsun diye bu yazıyı yazdım. Eğer okuyup fikir verebilirseniz, destek olabilirseniz çok büyük bir iyilik yapmış olursunuz… Şimdilik…

Bebek denince aklıma hemen bunlar gelir: İhtiyaç listesi

“Merhaba canım, sen yakın zamanda anne oldun bilirsin. Bir arkadaşım bir bebeğe koruyucu aile oldu yakın zamanda. Bebek 3 aylık. Şimdi ona ne lazımdır ne değildir diye yardım lazım. Ben doğum yapalı çok oldu, senin aklındadır diye sorayım dedim…” Geçen haftalarda böyle bir mesaj geldi bir tanıdığımdan. Ben de bu listeyi çıkardım. Sonra unutup gitmişim….

Emzirmek ya da emzir(e)memek. İşte bütün mesele bu

15 Kasım bizim evlilik yıldönümümüzdü. Yemeğe çıktık, güzel bir akşam geçirdik, yavrumuzu sevdik falan… Ama asıl önemli nokta bu fotoğrafta. Bu, Ela’yla ikimizin, hatta üçümüzün zaferi oldu. Bu fotoğrafta, ailece dışarıdayız ve meme ucu çıkarıcılara, silikon meme uçlarına, bebeği ağlama krizlerinden ayıltmalara gerek duymadan, öylece, hop diye emziriyorum Ela’yı. E ne var bunda?